BLOG:Prozzak0 yorum var - 14 Nisan 2008 02:53İngiliz Post rock devi Radiohead’in 2007 içerisinde çıkması beklenen son studyo albümü nihayet müzik mağazalarındaki raflarda yerini aldı diyemiyeceğim çünkü henüz ortada basılmış bi cd yok fakat albüm milyonlarca insanın bilgisayarında, i podunda uzun zamandır dönmeye başladı bile. Her daim yenilik peşinde olan ve arkasına onlari takip eden bi dolu müzisyen takmış Tom Yorke’un bu son hamlesi aslında karakteri biraz incelendiğinde hiçte şasılacak bi hareket değil. EMI ile Hail to the thief sonrası yolların ayrılmasına kesin gözüyle bakılan grup için asıl önemli hamle hangi firma ile anlaşacaklarıydı. Fakat bu bekleme süresinde Tom York’un Eraser albümü ile ufak ufak sinyallerini veren ‘ufak bi dağıtım sirketiyle anlaşır kendi albümümüzü kendimiz dağıtırız’ planı albümün internet üzerinden dinleyicilerin insafina kalan bi ücret karşılığında indirilebilmesine olanak vermesiyle tam bir bomba etkisiydi müzik sektörü açısından. Bu kadar büyük bi grubun böyle bi hamlede bulunabileceği kimse tarafından beklenmiyordu. Sonucta albüme ücret ödemeden sahip olan yani onu indirebilen büyük bi kitle oluştu. Grup bundan hiç rahatsız görünmemekte hatta bu hareket o kadar büyük bi etkiye neden oldu ki plak firmalarının geleceği bile tartışılmaya başlandı. Yeni albümlerini kaydetme tecrubesini "hem özgurlestirici, hem de korkutucu" olarak tanimlamiştı zaten grup. Önceki albümlerinden ve Turnelerden zaten inanılmaz paralar kazanan büyük bi grubun özgürce kendi iradesiyle yarattığı bi albümü, özgür bi ortamda hayranlarina onlarin belirleyeceği fiyatlarla indirme olanağı sağlaması, kendi imkanlarıyla o albümün çıkacak olan cd formatını dünyaya dağıtması bi yandan risk ama kimse bu kadar başarıdan sonra Radiohead’in paraya ihtiyacı olduğunu duşunmuyor. Onlar son 10 yıldır yaptıklarıyla zaten müzik tarihine geçtiler. Hatta ileride fenomen olarak anılacakları kesin. Grunge ve punk etlileşimli Pablo Honey’den çıkan Creep’den beri geçen zamana Bends - OK Computer – Kid A gibi müzik tarihinde demirbaş olarak kabul görecek albümlere imza atan Radiohead’in son yapıtı In Rainbow, OK Computer ile Kid A arasındaki o ince geçiş olarak görülebilir. Sound olarak uzun zamandır olmadığı kadar Rock, kalıp olarak normal şarkı ölçülerinde ama yinede karakteristik Radiohead hamuru. Tom Yorke’ un o alıştığımız içimize işleyen mırıltıları ama yeri geldiğinde ruhu yırtarcasına çığlıklar içine bezenmiş duygular ve sözler hakim albümde. Radiohead müziğinin anateması Şehir hayatının. O kalabalığın aslında birbirine ne kadar yabancı olması, insanın yalnızlığı ve içindeki boşluğu doldurma çabaları olarak şekillenmiştir genelde. Bu temayı albüm kapaklarında kenilerine has imgeler ve içine zor girilebilen melodilerle tamamlıyorlar. Radiohead mastering aşamasında harikalar yaratan bir grup. Albüm öncesi Nigel Godrich eksikliği soru işaretleri doğursa da, Grup oldukça doyurucu bi sound ortaya cıkarmış. Grubun çok sıkıntılı günlerinin ardından çıktı bu albüm ve Radiohead'in köklere dönüş albümü olarak görülüyor. Köklere dönerken bunca yılın kazanımlarını da beraberınde taşıyor. Şarkılara tek tek değinip, şü sarkı bunu, bu şarkı bunu anlatıyor demek istemiyorum ki her dinleyici bu grubun şarkılarından farklı anlamlar çıkarabilir, Fakat albüm çıkar çıkmaz ilk cd de olan şarkıların tamamı Last FM top 10’daydı. Bu her ne kadar kıstas olmasa da, albüme dinleyicilerin gösterdiği reaksiyonu ölçmemizi sağlar. In Rainbows’in Ekim ayında kendi sitelerinden downloaduna erişim verildi, Fiziksel olarak tum dunyada 31 aralik'ta satisa cikacak. Turkiye'de ise sanırım birkac gün ertesini bulabilir. album Equinox muzik tarafindan Türkiye'ye getiriliyor. 2 cd olarak piyasaya sürülecek. Kesinlikle arşivlerde bulunması gereken bi çalısma. |